19 Haziran 2018 Salı

Recep Zıpkınkurt '' Ekonomisi tarım ve turizme dayalı olan İlimizin turizm ve ticaret hacmini geliştirebilmek için tüm kurumların el ele vererek ortak çalışması gerektiği inancındayım. Bu doğrultuda İlimiz ekonomisini geliştirmek adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz''


Recep Zıpkınkurt '' Ekonomisi tarım ve turizme dayalı olan İlimizin turizm ve ticaret hacmini geliştirebilmek için tüm kurumların el ele vererek ortak çalışması gerektiği inancındayım. Bu doğrultuda İlimiz ekonomisini geliştirmek adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz''

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt, Meclis Başkanı M. Emre Alp, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Recai Kocatürk ve Yönetim Kurulu Üyelerinden Hakan Sedefçi, Kutel Nalçakan, Ahmet Özalp, Selahattin Kaya ve Fikret Çetinkaya'dan oluşan heyet Edirne Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği'ni ziyaret etti.
Ziyarette ETSO heyetini Edirne Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği Başkanı Kemal Cingöz, Birlik Başkan Vekili Hakan Fındıklı, Yönetim Kurulu Üyelerinden Selçuk Gül ile Yıldırım Sain ve Edirne İnşaat Sanatkârları Odası Başkanı Tezcan Liznak karşıladı.
Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt '' Ekonomisi tarım ve turizme dayalı olan İlimizin turizm ve ticaret hacmini geliştirebilmek için tüm kurumların el ele vererek ortak çalışması gerektiği inancındayım. Bu doğrultuda İlimiz ekonomisini geliştirmek adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz'' dedi. 
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Edirne Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Kemal Cingöz ise ''İş dünyasının içinden gelen temsilciler olarak hem ilimizin hem de ilimiz iş camiasının sorunlarının bilincindeyiz. Bu sebeple çözüme en yakın nasıl ulaşabileceğimizin farkında olup çalışmalarımızı bu doğrultuda yürütmekteyiz. Dolayısıyla Edirne Ticaret ve Sanayi Odası'yla mevcut olan işbirliğini geliştirerek çalışmak bizleri son derece memnun edecektir.'' ifadelerini kullandı.
Ziyarette Kırkpınar öncesinde açılan turizm sezonu hakkında görüş alışverişlerinde bulunuldu.

17 Haziran 2018 Pazar

Gurbetçilere Bulgaristan'da büyük tuzak


Gurbetçilere Bulgaristan'da büyük tuzak

·         Avrupa'dan Türkiye'ye karayoluyla gelen Türk vatandaşları Bulgaristan üzerinden gelmeleri durumdan çok dikkatli olmaları gerekiyor.


Çünkü üzerlerinde 9 Bin Euro'dan fazla para bulunduğunda kara para aklamak ve para kaçakçılığından, üzerlerindeki paraya el konulduğu bildirildi.
Yanlarında beyan fazlası döviz bulunan gurbetçiler Mahkemeye sevk edildiği ve hatta tutuklananların bile olduğu gelen bilgiler arasında.
Kişi başına 9 Bin Euro'dan fazla parayı kesinlikle üzerlerinde veya çantalarında bulundurmaması gerekiyor.
Öte yandan mfa.gov.tr'den alınan bilgiye göre
-Bulgar gümrük görevlileri Bulgaristan’a giriş ve çıkış yapan araçları arama hakkına sahiptir.
 -Bulgaristan’a giriş ve çıkış yapan yabancı ülke vatandaşlarının üzerlerinde 10.000 Avro veya karşılığı diğer yabancı paradan daha az miktarda nakit para bulundurmaları halinde yazılı beyanda bulunmalarına gerek yoktur.
-Beyana tabi olmayan (10.000 Avro’dan az) miktarda parası olan vatandaşlarımız doğrudan “Yeşil Geçiş Yolu”na geçebilir.
-Vatandaşlarımızın beraberindeki para miktarı 10.000 Avro (veya karşılığı diğer yabancı para) ve üzerinde ise mutlaka yazılı beyan yapılması gerekmektedir. Beyanda bulunulmaması halinde, AB mevzuatı uyarınca paranın tamamına Bulgaristan Gümrük yetkilileri tarafından el konulmakta (bu paranın herhangi bir şekilde geri alınması mümkün değildir),
Bulgaristan Ceza Kanunu’nun 251. Maddesi uyarınca ise beyan edilmeyen nakit paranın miktarına bağlı olarak beyanda bulunmayan kişiler hakkında para ve hapis cezası dahil olmak üzere cezai işlem uygulanmaktadır.
-Vatandaşlarımızın üzerinde 10.000 Avro’dan fazla nakit para bulunması halinde, beyan edilecek paranın kaynağı ve kullanım amacı, paranın taşınacağı güzergah, paranın taşındığı ulaşım aracı belirtilerek gümrük beyannamesi doldurulmalı ve “Kırmızı Geçiş Yoluna” girilmelidir.
-Bulgaristan’dan çıkış yapan yabancı uyruklu kişiler, daha önce Bulgaristan’a girişte beraberlerinde getirdikleri ve gümrüklerde yazılı olarak beyan ettikleri miktardaki yabancı paraları, yine gümrüklerde yazılı olarak beyan etmek suretiyle beraberlerinde Bulgaristan’dan çıkarmak zorundadır.
-Sınır geçiş kapılarındaki gümrükte doldurulan "Gümrük Döviz Beyannamesi" formları İngilizce, Fransızca, Almanca, Türkçe ve Rusça olmak üzere 5 dildedir
-16 yaşından küçüklerin gümrük beyannameleri, ihtiyaç halinde, birlikte seyahat eden reşit kişiler tarafından doldurulabilir.

13 Haziran 2018 Çarşamba

12 Haziran 2018 Sayı 324

12 Haziran 2018 Sayı 324
12 Haziran 2018 Sayı 324 Sayfa 1
12 Haziran 2018 Sayı 324 Sayfa 2


12 Haziran 2018 Sayı 324 Sayfa 3

12 Haziran 2018 Sayı 324 Sayfa 4

12 Haziran 2018 Sayı 324 Sayfa 5

12 Haziran 2018 Sayı 324 Sayfa 6

12 Haziran 2018 Sayı 324 Sayfa 7

12 Haziran 2018 Sayı 324 Sayfa 8

12 Haziran 2018 Sayı 324 Sayfa 9

12 Haziran 2018 Sayı 324 Sayfa 10

4 Haziran 2018 Pazartesi

Ahmet Hacıoğlu: “ Edirne’de ki turizm sorunlarının geneli yerel yönetimden kaynaklanıyor”


Ahmet Hacıoğlu: “ Edirne’de ki turizm sorunlarının geneli yerel yönetimden kaynaklanıyor”

• Ahmet Hacıoğlu, 1966 yılında Kırklareli’de doğumlu, 1987’den 2014 yılına kadar eğitiminin bilfiil içinde yer aldı, en son İstanbul Gaziosmanpaşa ve Beylikdüzü ilçelerinde milli eğitim müdürlüğü yaptıktan sonra Edirne İl Kültür Turizm Müdürlüğüne müdür olarak atandı.

✓ Edirne Turizminin Başındaki Kişi Olarak Edirne Turizmini Nasıl Değerlendiriyorsunuz? Gördüğünüz Sıkıntılar Nelerdir?
Ahmet Hacıoğlu: Selimiye Camiinde “Edirne Tanıtım Merkezimiz” var. Eski Caminin karşındaki Belediye dükkanlarında “Turizm Enformasyon Büromuz” var. Yine Eski Cami yanındaki son olarak da sebilde bilgilendirme büromuz var. Bu bürolarda ve tanıtım merkezinde Edirne’ye gelen turistlere uyguladığımız memnuniyet anketleri var. Edirne’yi nasıl bulduklarına dair anketler bunlar. Yani aslında bizim nasıl değerlendirdiğimiz değil, buraya gelen turistlerin yaptığı değerlendirme daha önemli ve kıymetli. Bu memnuniyet anketlerinde ortaya çıkan üç büyük sorun var. Yol, otopark ve tuvalet sorunları. En önemli üç temel sorun olarak bunları gösterebiliriz. Selimiye Camii’nin alt kısmında kazısı tamamlanmadan yarım kalan Yemişçi Kapanı Han’ı da bir sorun. Bir diğer sorun ise yeme içme sektöründeki hijyen ve tarife sorunları. Tarifeler devamlı surette değişiklik gösteriyor. Turistler bundan fazlasıyla şikâyetçi. Tarife değişikliklerinden oteller de nasibini alıyor. Yani otellerin fiyatlarının değişkenlik göstermesi, Edirne’ye gelen turistleri buradan memnuniyetsiz bir biçimde uğurlamamıza neden oluyor. Umarım ve dilerim ki herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getir. Yerel yönetimler bu işe el atmalı. Tarifeleri kontrol etmek belediye ve zabıtanın görevi; keza tuvalet ve yol yapmakta… Bu noktada işler bizden çıkıyor. WhatsApp şikâyet hattımıza gelen şikâyetlerin hemen hepsi de bahsettiğim konularla alakalı.
✓ Edirne İl Kültür Turizm Müdürlüğü’nün Yaptığı Çalışmalar Hakkında Bilgi Verir Misiniz?
Ahmet Hacıoğlu: Hıdırlık tabyasının restorasyonu bitmiş durumda. Şimdi teşhir ve tanzim projeleri yapılıyor. Yaklaşık olarak 2 yıl sonra biteceğini öngörüyoruz. Orası “Edirne Balkan Tarihi Müzesi” olarak hizmet verecek. Şükrü Paşa Anıtının Projeleri maalesef yine kuruldan geçmedi. Dört yıldır bu proje kuruldan geçmediği için biz de bir karar aldık ve proje müellifinin görevine son verdik. Şimdi Bakanlık ihale edecek. Keza “Makedonya Saat Kulesi Ören Yeri Projesi” tamamlandı. 2018 yılında ihaleye çıkacak. “Sarayiçi Ören Yeri Projesi” ise devam etmekte, onun da 2019’da tamamlanmasını öngörüyoruz. Tarihi “Türk Ocağı” binası ise tamamlandı. Çok kısa bir zamanda açılışı gerçekleştirilecek.
✓ Meriç ve Tunca Nehir Boylarının Islah Edilmesi Konusunda Neler Yapılabilir? O Bölge Kimin Yetki Alanında?
Ahmet Hacıoğlu: Öncelikle şunu ifade edeyim, bahsettiğiniz bölgenin durumu turizm açısından tam bir rezalet. Edirne’ye turizm açısından ciddi bir imaj kaybı yaratıyor, nehirlerin durumu. Edirne bu durumu hak etmiyor kanaatindeyim. O bölge devlet su işlerinin yetki alanında. Bizim yetki alanımızda olsa, nehir boylarının o durumda olmasına katiyen müsaade etmeyiz. Avrupa’da, Bulgaristan’da bunun çok güzel örnekleri var. İstenirse yapılır. Tek bir şey söyleyebilirim bu hususta: Beton yapmasınlar da ne yaparlarsa yapsınlar!
✓ Kaleiçin’deki Tarihi Evlerin Restorasyonu ve Turizme Açılması Konusunda Ne Gibi Çalışmalar Yapıyorsunuz? Buradaki Tarihi Konakları Değerlendirmek İsteyen Müteşebbislere Nasıl Yardımcı Olacaksınız?
Ahmet Hacıoğlu: Bu konuda Edirne Valisi Sayın Günay Özdemir Bey’in kesin talimatı var. Özel sektör, her kim olursa olsun, Koruma Kurulu ile alakalı işlerde yardım edilecek, işlemler hızlandırılacak. Sayın Valimizin tek isteği proje işlerinin Valilik üzerinden, devlet üzerinden yapılması.  Bana göre Kaleiçi’nin ve dolayısıyla tüm sivil mimari eserlerinin kurtarılmasında öncelikle Belediyenin sorumluluk alması gerekiyor. Yalnızca bizim yardımcı olmamızla olacak bir iş değil. Kaleiçi turizm alanı ilan edilse, orada çivi çakılamaz. Yeni yapılan binalar yıkılır ve yalnızca eski, tarihi ev ve konaklar kalır. Orasını ikamete kapalı hale getirirsiniz, böylelikle tam bir turizm alanı oluşturulur. Kaleiçi semtini TOKİ'nin restore etmesi için girişimlerimiz oldu ama kabul ettiremedik.
✓ Kapıkule’den Her yıl 4 Milyona Yakın Turist Geçiyor. Bunları Edirne’ye Çekmek İçin Neler Yapılabilir?
Ahmet Hacıoğlu: Bunun için tabelalar yaptırıyoruz şu anda; “Cihan İmparatoru Fatih Sultan Mehmet‘in Doğduğu şehre hoş geldiniz” tabelaları şehrinizin 4 ayrı girişine asıldı. Sırada, Badem Ezmesini Yediniz mi? Selimiye’yi Gördünüz mü? gibi sloganlar içeren tabelalar yaptırıyoruz. Edirne’den geçen turistlere bir albeni sağlamak zorundasınız. Bu da giriş kapısı yapmaktan geçiyor. Bunu da yapacak olan biz değiliz, Belediye bu işe el atmak zorunda. Edirne’nin bir old city (eski şehri) var. Kaleiçi’ni nasıl değerlendiremeyiz? Gerçekten yazık oluyor Edirne’ye.

2 Haziran 2018 Cumartesi

1 Haziran 2018 Sayı 323

1 Haziran 2018 Sayı 323











Güray Gül ustadan 2. el araç alana tavsiyeler

Güray Gül ustadan 2. el araç alana tavsiyeler

Edirne Sanayi Sitesinde oto bakım onarım servisi ustalığı yapan Güray Gül İkinci el araç alırken dikkat edilmesi gereken birçok unsur olduğunu belirtti. “Aksi takdirde, sorunlarla karşılaşabilir, aracı gerçek piyasa değerinin çok daha üstüne satın alabilir veya aldığınız araçtan memnun kalmayabilir ve zarar edebilirsiniz.” dedi. Güray Gül 2. El araç araç satın alırken zor durumda kalınmaması ve iyi bir tercih yapabilmeniz için önerilerde bulundu.
İşte dikkat etmeniz gereken o adımlar:
Adım 1: Ekstra harcamalar olacağını göz önünde bulundurun. Ona göre bütçe hesabınızı yapın.
Bütçenizi hesaplarken satın alma işlemleri sırasında, devir işlemleri, vergiler, sigortalar ve fiyata dahil olmayan daha birçok masraf çıkacağını unutmayın. Bu masraflar seçtiğiniz aracın modeli, markası ve yaşına göre değişkenlik gösterecektir.
Adım 2: Doğru aracı seçtiğinizden emin olun.
Bütçenizi belirledikten sonra sizin için en uygun aracı seçtiğinizden emin olun. Aracı neden istediğinizi, sizin için ne gibi artıları olduğunu kendi kendinize sorun.
Örneğin; Ailecek pikniğe mi gideceksiniz? Tatile mi çıkacaksınız yoksa işe mi gideceksiniz? Güvenli bir araba mı istiyorsunuz yoksa az yakıt tüketen bir araç mı? Otomatik mi olmalı arabanız yoksa düz vites mi?
Aracın estetik özelliklerine, donanımına ve kullanışlılığına göre karşılaştırmalar yapın.
Adım 3: Aracın piyasa değerini öğrenin.
Satıcı ile irtibata geçmeden önce, seçtiğiniz aracın piyasa değerlerini öğrenin. Araştırdığınız diğer araçların, aynı model ve aynı yaşta olmasına dikkat edin. Daha sonra satıcı ile görüşmenizde, fiyat endeksini daha iyi yapabileceksiniz.
Adım 4: Satıcı ile iletişime geçin.
İlk telefon görüşmenizde şu temel soruları sorun:
Aracı neden satmak istiyorlar?
Ne zamandan beri aracı kullanıyorlar?
Önemli bir kaza var mı? Hiç hasarı oldu mu?
Araç genel olarak ne durumda?
Motor durumu nasıl?
Son bakımı ne zaman yapıldı ve hangi parçalar bakıma alındı?
Adım 5: Aracı mutlaka gözünüzle görün. Herhangi bir gözle görülür hasar var mı kontrol edin. Temel noktaları kontrol edin.
Aracı gün ışığında kontrol edin. Kaportayı, kapıları ve bagaj kapağını açın. Karoser çizikleri, delikler ve paslanma var mı kontrol edin. Aracın etrafında bir iki tur atın ve tüm parçalarının aynı renk olup olmadığına bakın. Radyatörü kontrol edin. Motora göz atarak yağ çubuğunu çekip ucundaki yağın rengini kontrol edin.
Adım 6: Şasi ve motor numarasını kontrol edin.
Numaraların aracın ruhsatında olan şasi numarası ve motor numarası uyuşup uyuşmadığını kontrol edin. Bu numaralar sayesinde araç hakkında daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.
Adım 7: Test sürüşüne çıkın.
Araç hakkında bilgi edinmenin, aracı tanımanın en güzel yöntemlerinden biridir fakat sadece kısa bir süreliğine aracı kullanmakla yetinmeyin. Radyo ve koltukların hareketinden tutun ısıtma sisteminin sıcak ve soğuk ayarına kadar kontrol edin.
Adım 8: Mutlaka bir bilirkişiden yardım alın.
Makul bir ücret karşılığında, aracınızı iyi bir ustaya gösterin. Araç servis bakımlı ise ilgili markanın servisine uğrayarak servis kayıtlarını isteyin.
Adım 9: Sigorta şirketinizden yardım alın.
Varsa sigortacınıza, yoksa herhangi bir sigorta acentesine gidip plaka ve şasi numarasından kasko ve kaza sorgulaması yaptırın. Böylece aracın geçmişte kaza kaydı olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Sürprizlere hazırlıklı olun.
Adım 10: Pazarlığınızı iyi yapın
Satıcı pazarlık payı olmadığını söylese bile siz mutlaka pazarlık yapın. Herhangi bir kusur fark ederseniz satıcıya bahsedin ve bunun için fiyat indirimi isteyin. Piyasa fiyatlarından bahsedebilirsiniz. Pazarlık planınızı görüşmeye gitmeden önce belirleyin.

Yunan halkının % 87'si Türkiye'yi düşman olarak görüyor


Yunan halkının % 87'si Türkiye'yi düşman olarak görüyor

Yunanistan ile Türkiye arasında yaşanan gerilim, yapılan kamuoyu anketlerine de yansıdı. Alternatif Politikalar Enstitüsü tarafından Ethnos gazetesi için yapılan anketin sonuçları yayımlandı.
Sonuçlar; son dönemlerde yaşananların ardından Yunan halkının Türkiye'yi düşman olarak görmeye başladığını ortaya koydu.
Ankete katılanlara; Arnavutluk, Makedonya (FYROM), Bulgaristan ve Türkiye arasından hangi ülkeyi düşman olarak gördükleri soruldu.
Yunan halkının yüzde 87'si Türkiye'yi düşman olarak gördüğünü ifade etti.