19 Nisan 2018 Perşembe

Tarkan Beşkardeş: “İnsanların Edirne’de gece konaklaması için sebep yok. İnsanlar sabahtan geliyorlar. Camileri geziyorlar, akşam ciğerlerini yiyip gidiyorlar. Konaklamaları için alternatif eğlence mekânları, etkinlikler,çeşitli ciddi sektörlerin katılacağı fuarlar yapmak zorundasınız. Ama Edirne’de bu konuda çalışma yapılmadığı gibi, kurumlar yatırım yapmak isteyen müteşebbislere yeterince destek olmuyor.”


Tarkan Beşkardeş: “İnsanların Edirne’de gece konaklaması için sebep yok. İnsanlar sabahtan geliyorlar. Camileri geziyorlar, akşam ciğerlerini yiyip gidiyorlar. Konaklamaları için alternatif eğlence mekânları, etkinlikler,çeşitli ciddi sektörlerin katılacağı fuarlar yapmak zorundasınız. Ama Edirne’de bu konuda çalışma yapılmadığı gibi, kurumlar yatırım yapmak isteyen müteşebbislere yeterince destek olmuyor.”
Tarkan Beşkardeş, Güner Yılmaz’ın kurmuş olduğu yatırımcı bir şirket olan Edirne Osmanlı Evleri Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketinin Genel Müdürü.

·         Tarkan Beşkardeş, Güner Yılmaz’ın kurmuş olduğu yatırımcı bir şirket olan Edirne Osmanlı Evleri Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketinin Genel Müdürü. Şirket yetkilileri büyük bir proje için İstanbul’dan Edirne’ye gelmişler. Edirne’nin tarihi Kaleiçi semtinde 22 tane tapulu yeri restore edip turizme kazandırmak için satın almış ve projenin ilk ayağı olan Butik oteli hizmete geçirmişler. Edirne’de ki çeşitli engellerden yıldıklarını, projelerini gerçekleştirmekten soğuduklarını belirtiyor. Restorasyonunu bitirerek turizme açtıkları iki oteli bile dört yılda açabildiklerini söylüyor. Usta bulamama sorunu dâhil aklınıza gelebilecek her sorunu yaşadıklarını iddia ediyor. Belgeleri Turizm Bakanlığından alındığını, bütün evraklarının resmi makamlarca onaylı olmasına rağmen yatak kapasitesini yükseltmek isterken bile inşaat başlangıçlarında sorunlar yaşadıklarından yakınıyor. “Otelin yatak kapasitesini 160’a çıkartmak istedik ama burada bile sorunlarla karşılaştık. Şu an yatak kapasitemiz 26. Edirne’nin tanıtımı doğru düzgün yapılamıyor çünkü bizim gibi yatırım yapmak isteyen, Edirne’nin değerini arttırmak isteyen yatırımcılara destek verilmiyor. Oysa Edirne bir açık hava müzesi…

ü  Kapıkule Gümrük Kapısından giriş veya çıkış yapan 3 milyonu aşkın turistin 1 milyonunu bile Edirne merkezine yönlendirebildiğimizi sanmıyorum. Bu sorunu nasıl değerlendirirsiniz?
Tarkan Beşkardeş: Gerçekçi olalım 2-3 milyon diye bahsettiğiniz istatistik değerli turistin birçoğu Edirne’nin otobanını kullanıp gidiyor. Bunun kaçı Edirne’de konaklıyor veya alışveriş yapıyor. Çarşıya çıkıp bakın. En dolu gün olan Cuma ve Cumartesi gününde bile aralarında ne kadar yabancı turist var? Cuma pazarı alışverişine gelen günübirlikçi Yunanlar hariç, o kadar az ki. Bu şartlarda getirmeniz mümkün değil. Edirne’nin reklamı ve tanıtımı yeterince yapılmıyor. Siz turist olsanız Edirne’de 4-5 gün konaklamalısınız? Bu süreçte ne yapılabilir? En büyük sorun bu.
ü  Otelinizin restorasyonunu yaparken sıkıntılar yaşadınız mı?
Tarkan Beşkardeş: İnanılmaz bir usta ve kalifiye eleman sıkıntısı yaşadık. Şu an bile tarihi bir ahşap evin restorasyonunu yapacak bir usta Edirne’de bulamıyoruz. Edirne’de ustayım diyen tarihi eser yapacak marangoza İstanbul’da çivi çaktırmazlar, çırak yapmazlar kimse kusura bakmasın. Kaç ustayı getirdiysek işi görüp benim ekibim yok, büyük iş vs… bahaneler ürettiler. İstediğimiz malzemeyi bulamadık İstanbul’dan aldık. Usta bulamadık İstanbul’dan çağırdık. Böyle malzeme ve teknik sıkıntılar da oldu akabinde maliyet arttı ve süreç uzadı. Bu da tabiî ki Edirne’de bu işlere önem verilmediğinin göstergesi. Haliyle bu bizim tadımızı ve hevesimizi kaçırıyor. Edirne’nin teknik açıdan ve kalifiye elaman açısından çok eksik kaldığını söyleyebilirim.
ü  Edirne’de Turizm açısından gördüğünüz eksikler nedir?
Tarkan Beşkardeş: İnsanların Edirne’de 2 veya 3 gün konaklaması için sebep yok. İnsanlar sabahtan geliyorlar. Camileri geziyorlar, akşam ciğerlerini yiyip gidiyorlar. Konaklamaları için alternatif eğlence mekânları, etkinlikler, konferanslar, alternatif restoranlar yapmak zorundasınız. Ama Edirne’de bu konuda çalışma yapılmadığı gibi, kurumlar yatırım yapmak isteyen müteşebbislerin yoluna adeta taş koyuyor. İl dışından misafirim geldiği zaman, akşam geç vakitte yemek yiyecek yer bulamıyoruz. Ciğerciler bile saat 21.00’de kapanıyor. İnsanlar çocuklarınla beraber gidecek yer bulamıyor. Şimdi buna karşılık alışveriş merkezi açık orada yemek çeşidi çok diyebilirsiniz fakat gelen turistler FastFood tarzından bıkmış yöresel tatlar arıyor. Edirne’nin mutfak kültürünün çok zengin olduğunu duydum. Ama bu durum restoranlara yansımıyor. Dışarıdan misafirimiz geldiğinde, birlikte yemek yemeye çıktığımızda köfte ve ciğerden başka yedirecek bir yemek bulamıyoruz çünkü alternatif yok. Sözgelimi geleneksel ciğer dolması veya mutancana veya bademli baklava öne çıkartılamaz mı?Kırkpınar bile yoğunluğu 2 gün sürüyor. Ama insanların ilgisini çekmiyor çünkü albenisi yok. Panayır, eğlence ortamı yok.
ü  Turizmin Gelişmesi için çözüm önerileriniz nelerdir?
Tarkan Beşkardeş: Yanı başınızda 15 Milyon nüfuslu İstanbul var. İstanbul’da Edirne tanıtım büroları açılabilir. Bu tanıtım büroları otobüs kaldırmak suretiyle 2-3 günlük turlar düzenleyebilirler. Bu turların içerisinde mutlak surette gece burada konaklamayı sağlayacak alternatif eğlenceler olmalı. Gündüz tarihi eserler gezilir ama akşam, sözgelimi kadınlar matinesi, hamam eğlenceleri gibi farklı eğlenceler yapılabilir. Bu inanın İstanbul’dan bile çok fazla turist çeker. Ciğer festivali çok daha geniş kapsamlı ve renkli yapılmak zorunda… Madem ciğer Edirne’nin bir değeri olarak ortaya çıktı o zaman bu ciğer festivalini daha fazla tanıtın, reklamın yapın ki bilhassa yabancıların uğrak yeri olsun festival. Kakava ile bir gece turist toplayarak turizm yapılmaz. Kırkpınar ile senenin 2-3 günü turist çekerek turizm yapılmaz kaldı ki Kakava ve Kırkpınar’ın daha organize, eğlence ve panayır ortamı şeklinde düzenlenmesi lazım. Bugün o vizyon maalesef yok. Her şehrin bir eski merkezi olur. Edirne’nin ‘old town’u Kaleiçi’dir. Burada bir ruh var. Ama maalesef burası hep ihmal edilmiş. Otelimizde olduğu gibi diğer evlerde de yaşanmışlığı hissediyorsunuz. Ahşap, bastığınızda gıcırdayacak ki buranın eski Edirne evi olduğu anlaşılsın. Bu ruhu öne çıkartmak zorundayız. Yaşayan ve hikâyesi olan yerler buralar. Otelimizin bulunduğu yer, eskiden mandıracı Albert Sarfatin ve kuyumcu JackAssa’nın evleri. Betonarme evlerden farkı var buranın, bu ruhu öne çıkartmak zorundayız. Buradaki evleri restore etmek zorundayız, turizme açmak zorundayız. Ama bu konuda maalesef bize büyük sıkıntılar çıkartılıyor. Güzergâhı buraya çevirmek için yatırımları arttırmak zorundayız ama bizler gibi elini taşın altına sokan insan sayısı o kadar az ki… Bize büyük sıkıntılar çıkartılıyor, yatırım yapma hevesimizin kaçtığını söyleyebilirim.
Başka bir konuya da dikkat çekmek isterim. Buraya hızlı trenin çok yakında geleceği söyleniyor ki İnşallah gelir. Fakat bu proje otelciler için bu şartlar altında kötü olacak. Çünkü herkes akşam hızlı trene atlayıp evine dönecek. Bu durumda burada gece kalmaları için, konaklamaları için bir sebep yok insanların. Dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz. İnsanların burada bir günden fazla kalmasını istiyorsanız alternatif eğlence mekânları, fuar alanları veya tanıtım günleri organize edeceksiniz. Burada hayat akşam saat 21.00’de bitiyor maalesef. Buna karşılık 5-6 meyhane geç saatlere kadar açık oraya gitsinler söyleminde bulunan savunma yapanlar; çocukları ile cami gezmeye gelen aileleri göz ardı etmemeli ve bu kitleyi de düşünmeli.

18 Nisan 2018 Çarşamba

Belediye Meclis Üyesi Gürkaynak: “Edirne için geç kalmadan elimizi taşın altına koyalım”


Belediye Meclis Üyesi Gürkaynak: “Edirne için geç kalmadan elimizi taşın altına koyalım”


Edirne Belediye Meclis Üyesi Nevzat Gürkaynak

Edirne Belediye Meclis Üyesi Nevzat Gürkaynak, Edirne turizmi şu anda yerli turist açısından belirli sektörlere sıkışmış durumda olduğunu söyledi. Edirne’ye genellikle günü birlik turlar düzenlendiğini belirtirken. Yerli turistlerin Edirne’de kalmasını, konaklamasını sağlama konusunda başarısız olduğumuzu iddia etti. Edirne’ye gelen turistlere gece konaklanması için imkân sunulamadığına dikkati çekti. “Bunu geliştirmek zorundayız. Yalnızca Edirne tava ciğeri yemek ve üç beş saat gezmek için Edirne’ye gelindiğini söyleyebilirim. Turistlerin burada kalmasını sağlamak durumundayız. Bizim durumumuzu soracak olursanız, dönercileri genellikle yerli halk ve Bulgar turistler tercih etmekte. Türk parasının değer kaybetmesi yabancı turistlerin alım gücünü arttırmış durumda. Edirne turizmini geliştirmek için bir kere turizm otogarlarını kurmamız lazım. Misafirlerimizi oradan alıp daha sonra şehir içi turlarla rehber eşliğinde Edirne’nin önemli tarihi yerlerini gezdirmemiz gerekiyor. Böylelikle onları daha fazla bu şehirde tutabiliriz. Yabancı turistleri en azından iki gün Edirne’de tutacak eğlence içerikli turlar hazırlanmalı.
Edirne’ye öncelikle bir turizm otogarı yapılmalı. İnsanlar turizm otogarından turlar ile Edirne’ye getirilmeli ve rehber eşliğinde gezdirilmeli. Ama insanlar serbest bırakılmalı ki rahatça gezebilsinler, Edirne esnafına da faydaları olsun. Hazırlanacak paket programlar içerisinde konaklama olduğu kadar eğlence de olmalı. Eğer güzel bir gün geçirirlerse tekrar gelmek isteyeceklerdir. Bu noktada Belediye ve Ticaret-Sanayi odasına büyük işler düşüyor. Edirne Kent Müzesi bizler için çok güzel bir örnek. Mükemmel bir müze oluşturulmuş. Bunun gibi insanların dikkatini çekecek projeler oluşturulabilir. Edirne’nin turizm için verilen teşviklerden yararlanması gerekiyor. O yüzden ikinci bölgede yer alan Edirne’nin dördüncü beşinci bölgeye sokulması çok faydalı olacaktır. Dünya’da tarihi eser bakımından bu kadar zengin olan çok az şehir var ve bizim Edirne’yi önce Türkiye’ye daha sonra dünyaya daha fazla tanıtmamız şart. Bir çözüm yolu da yurt dışındaki konsolosluklara Edirne ile ilgili bir tanıtım broşürü dağıtmak olabilir.
Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi, Edirne esnafı her hafta belirli günlerde Ticaret ve Sanayi Odası, Edirne Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği gibi kuruluşlar aracı Yunanistan ve Bulgaristan’ın yakın yerlerine otobüsler göndererek birkaç bin kişiyi Edirne’ye ücretsiz getirebilir. Bunlar ciddi bir organizasyon gerektiriyor. Yapılabilirse turist sayısı müthiş bir artış gösterecektir. Edirne’de rehber sayısının yeterli olmadığını vurgulamak gerek. 9 tane rehber var Edirne’de. Rehber sayısını arttıramazsanız konuştuklarımız havada kalır. Bunun yanında gelenlere serbest zaman da tanımak gerek. İnsanların istediği yere gitmesine, alışveriş yapmasına müsaade etmek gerek. Eğer şehir içinden turizm otogarına servis imkânı sağlanırsa ve belediyemiz de buna önayak olursa turist sayısında ciddi manada artış görülecektir. Edirne Belediyesi turizm danışma bürosu da kurabilir diye düşünüyorum. Hürriyet meydanında bulunan Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ait turizm danışma bürosunun yeteri kadar faaliyet göstermediğini düşünmekteyim.” dedi.

SMM Sinan Hozer: “Edirne turizmin başkenti ama değeri bilinmiyor. Tarihi eserleri baltalamak konusunda üstümüze yok. Kaleiçi'ndeki evleri yenilemek, korumak Edirne insanının boynunun borcu… Bu şehre borcumuzu ödemek zorundayız.”

SMM Sinan Hozer: “Edirne turizmin başkenti ama değeri bilinmiyor. Tarihi eserleri baltalamak konusunda üstümüze yok. Kaleiçi'ndeki evleri yenilemek, korumak Edirne insanının boynunun borcu… Bu şehre borcumuzu ödemek zorundayız.”

·        SMM Sinan Hozer, Kırklareli-Vizeli, Trakya Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesinden mezun olduktan sonra Edirne’ye yerleşti. Edirne’de Serbest Mali Müşavirlik yapıyor, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisansa devam ediyor. Çevresinde iyi niyetli, çalışkan ve Türk Milliyetçisi birisi olarak tanınıp seviliyor…
ü  Bir mali müşavir gözüyle Edirne’deki ticari potansiyeli değerlendirir misiniz? Buradaki Turizm Potansiyeli ne durumda?
SMM Sinan Hozer: Edirne’nin tarihi eser bakımından başkent olmaması için hiçbir sebep yok. Turizmi bu şehrin insanı baltalıyor. Kaleiçi evleri yok olmak üzere. Safranbolu evlerinden hiçbir farkı olmayan Kaleiçi evlerini yakıp, yıkarak yok ettik biz. Tarihi köprü ve camilerimiz var. Bunların çoğunu bilmiyoruz ve tanıtamıyoruz. Mahalle aralarında gezerken tesadüfen bir tarihi eser ile karşılaşabilirsiniz. Tanıtım yapmak noktasında çok eksiğiz. İstanbul’un belirli noktalarına tanıtım stantları açarak, Edirne ve meşhurlarını tanıtabiliriz. İki bina arasında kalmış çeşmeler var Edirne’de. Tarihi eser baltalamak konusunda üstümüze yok. Kale içindeki evleri yenilemek, korumak Edirne insanının boynunun borcu… Bu şehre borcumuzu ödemek zorundayız. Kale içinde yeşil alana dönüştürmeye müsait çok alan var. Yeşil alanlar ağaçlandırılırsa, parklar ve eğlence alanları yapılırsa, sadece kale içindeki eski evler bırakılmak suretiyle çok daha fazla turist çekebiliriz. Turizmle alakalı yatırım da yapılmıyor şehrimizde. İnsanlar taşın altına elini sokmuyorlar; belediyeden, valilikten destek göremedikleri için.  Bir başka konu da Edirne’de geleneksel hale gelmiş olguları korumak bence. Edirne ciğeri geleneksel hale geldi ise bunun devamlılığını sağlamak zorundayız. Liseden itibaren gastronomi eğitimleri ile iyi ustalar yetiştirmek zorundayız. Yoksa geleneksel hale gelmiş olguları devam ettiremeyiz. Kırkpınar bile eskisi kadar ilgi görmüyor artık. Oradaki stat ve çevresini daha düzenli hale getirmek zorundayız. İsteyen istediği gibi kapıdan geçmemeli. Satıcılara da belirli bir nizam verilmeli ki panayır havasını ve coşkusunu insanlara yansıtıp, turist çekebilelim. Dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz. Tanıtım ve turizm konusunda kalifiye eleman noktasında çok eksiğiz.
ü  Bize Türk Milliyetçiliğini tanımlar mısınız?
SMM Sinan Hozer: “Bizim Türkiye ve Türklük anlayışımız, ırkçılığı reddeder. Bizlere göre millet, kan veya ırk birliği değil; kültür ve mensubiyet birliği demektir. “Türküm” diyen herkes Türk’tür. Türkiye’de milliyetçiliğin ne anlama geldiğini herkesin bilmesi gerekiyor. Her vatansever insanımızın taşıması gereken duygular anlamında, bu ülkenin başarılarıyla sevinen, üzüntüleriyle üzülen ve bu topraklar üzerinde yaşamanın şerefini, hassasiyetini iliklerine kadar sindirmektir Türk Milliyetçiliği? Göklerde uçak kendi uçağı ile, denizlerinde yüzen kendi gemisi ile, bacaları tüten kendi fabrikaları ile, askerlerinin kullandığı kendi silahları ile övünmektir Türk Milliyetçiliği. Türk Milliyetçilerinin dün olduğu gibi bugün de benimseyip savundukları milliyetçilik tanımı ve milliyetçilik anlayışı budur.” Türk Milliyetçilik aslına sahip çıkmaktır, Türkçülüğü ön plana çıkartmak demektir, benim gözümde. Atatürk’ün ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ sözünü düstur kabul ederek, milli duygularımıza sahip çıkmaktır. Türk Milliyetçiliği tek bir parti veya kurumun sahiplenebileceği kadar küçük bir kavram değildir. Türk Milliyetçiği bütün kurumların, bütün partilerin, bütün millet ve devletin sahiplenmesi gereken bir kavramdır.


17 Nisan 2018 Salı

Aykut Bababalım: “Edirne’de ki bankalarda hareketsiz yatan ciddi miktarda para var. Bu para Edirne için yeterince kullanılamıyor. İnsanlar bize gelip hedef ve projelerini anlatsalar, turizm açısından yardımcı olmak isteriz. Ama turizm açısından talep yok denecek kadar az. Bankacılık açısından biz hazırız. Biz de turizm konusunda müteşebbislere yardımcı olmak, elimizden geleni yapmak isteriz. İnsanları bu konuda yönlendirmek, teşvik etmek gerekiyor. “

Aykut Bababalım: “Edirne’de ki bankalarda hareketsiz yatan ciddi miktarda para var. Bu para Edirne için yeterince kullanılamıyor. İnsanlar bize gelip hedef ve projelerini anlatsalar, turizm açısından yardımcı olmak isteriz. Ama turizm açısından talep yok denecek kadar az. Bankacılık açısından biz hazırız. Biz de turizm konusunda müteşebbislere yardımcı olmak, elimizden geleni yapmak isteriz. İnsanları bu konuda yönlendirmek, teşvik etmek gerekiyor. “

Aykut Bababalım, Albaraka Türk Katılım Bankası Edirne Şube Müdürü. 

·         Aykut Bababalım, Albaraka Türk Katılım Bankası Edirne Şube Müdürü. Kendisi Denizlili. Büyük Dedesi 1. TBMM Milletvekillerinden. Aykut Bababalım, dedesi Hacı Hüseyin Mazlum Bababalım’ın Atatürk ile yan yana çekilmiş fotoğrafını odasında bulunduruyor.

ü  Edirne’de bir bankanın şube müdürüsünüz. Edirne’yi ve tarihini, kültürünü, turizmini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aykut Bababalım: Edirne’ye il dışından gelen insanlar buradaki güzelliklerin çok büyük bir kısmını bilmiyorlar. Tayinim Edirne’ye çıktığı zaman kendime şu soruyu sordum: ‘Ben Edirne hakkında ne biliyorum?’ Edirne ciğerini biliyordum, Kırkpınar Güreşlerini ve Selimiye’yi biliyordum. Dördüncü bir şey bilmiyordum. Geldikten sonra, buradaki tarihi eserleri ve doğal güzellikleri görünce turizm olarak çok yetersiz kaldığını, doğru tanıtım yapılamadığını fark ettim. Edirne’de Eski Camii, Üç Şerefeli Camii, Balkan Şehitliği gibi müthiş tarihi yerler var. Tunca ve Meriç Nehri doğal güzellikler var. Yeteri kadar tanıtımı yapılmadığından Edirne’ye gelmeyenlerin bu güzelliklerden haberleri yok. Ben geldikten sonra Edirne hakkında ne kadar çok bilmediğim şey olduğunu fark ettim. Burada her anlamda büyük bir potansiyel var.
ü  Edirne’ye daha fazla turist çekmek için neler yapılabilir?
Aykut Bababalım: Tanıtım çok önemli. Edirne’nin kıymetini tarihi, kültürel ve tarım açısından yeteri kadar bilmiyoruz. Potansiyel doğru değerlendirilemediği için şehirdeki refah artmıyor. Örneğin en yakın büyük kent olan İstanbul’da doğru yapılacak tanıtımlar ile buraya çok daha fazla turist çekilebilir. Her sene İstanbul’da muhtelif şehirlerin tanıtımı yapılıyor. Neden bir Edirne veya Rumeli’nin tanıtımı yapılmıyor? İnsanlar Edirne’de neler olduğu hakkında sadece birkaç şey biliyor, bunun dışında fikri yok. Edirne, sahip olduğu değerleri nitelikli hale getirmek zorunda. Selimiye’yi görmeye gelen insanlar gidecek tuvalet bulamıyorlar. Selimiye’nin özelliklerini anlatacak kokartlı rehberlere ihtiyaç var. Nehir kenarına gidin, bakın orası o kadar güzel. Tesisler yapılarak daha da güzel hale getirilebilir. O kadar güzel parlatılıp, turist çekebilir ki. Tanıtım ve güzelleştirmeye ihtiyaç var. Tabi bunların yanında altyapı sorununu halletmek lazım… Turist sayısı arttırılırsa mevcut altyapı bunu kaldırmaz. Tanıtım ve altyapı sorunları birlikte çözülmeli. Büyük şehirlerde çok ciddi bir reklama ihtiyaç var. İnsanlar burada neden konaklasınlar, insanlara konaklamak için amaçlar sunmak zorundasınız. İnsanlar Kapıkule’den hızlı bir şekilde Edirne’yi transit bir şekilde geçmesini istemiyorsak tanıtımı hızlandırmalıyız. Avrupa’da ki Türklere hitap eden kanallara Edirne için reklam verilmeli, reklam filmleri çekilmeli ki insanlar burayı öğrensin. Kapıkule’ye girdikten sonra insanların gitmemesi için nitelikli tanıtımlar yapmak zorundayız. İnsanlar Selimiye’yi bile görmeden gidiyorlar. Birkaç sene içinde Edirne’de çok sayıda otel yapıldı ama Kırkpınar ve Kakava Şenlikleri gibi etkinliklerde hala otel sorunu göze çarpıyor. Edirne’de çok güzel konaklar var. Buralar otele çevrilirse bu sorun ortadan kalkacaktır. Her arz kendi talebini yaratır. Yeter ki buradaki kurumlar konakların onarımı ve kullanımı konusunda destek versin. Bu şehrin hikâyesi bellidir. Tarım ve turizm. Turizm kadar tarıma da önem verilmeli.
ü  Edirne’deki değerler neden paraya dönüştürülemiyor?
Aykut Bababalım: Tarım açısından değerlendirecek olursak ayçiçeği ve çeltik sarmalından kurtarmak zorundayız Edirne’yi… İnsanlar işin kolayına kaçıyor maalesef. Garanti olduğu için buğday ve ayçiçeğine yöneliyor çiftçiler ama yetmez… Bence Bulgaristan, Yunanistan tarım ürünü olarak ne ithal ediyorsa bunlara yönelmek, en azından %10 pay ayırmak gerek ki çeşitlilik artsın. Buğday, Ayçiçeği ve çeltikten başka ürünlere yönelmek gerek. Geçen sene çok az lavanta ekimi oldu, şehirde olay oldu. Bunu arttırmak gerek. Hakikaten Edirne’ye yetmiyor bu kadar tarımsal faaliyet. Şehrin bir vizyonu olması gerekiyor. Para bırakmayan ufak tefek harcamalar ile turizm yapmak bu şehre yetmez. Edirne olduğu kadarı ile yetiniyor maalesef turizm konusunda. Çok para harcayacak, burada konaklayacak, insanları çekecek organizasyonlara ihtiyacımız var. Ülkemizin birçok yerini gezdim. Edirne kadar cazibesi, güzelliği ve hikâyesi olan şehir çok az. Biz bu güzellikleri ticarete ve refaha çevirecek bir vizyon ortaya koymamız lazım. Tanıtım ve alt yapı atağı ile bu şehri bambaşka bir noktaya taşıyabiliriz.
ü  Edirne Turizmine destek olmak isteyen, yatırım yapmak isteyenler için bir bankanın şube müdürü olarak ne söylemek istersiniz, müteşebbislere nasıl destek olabilirsiniz?
Aykut Bababalım: Maalesef Edirne’de müteşebbis sayısı az. Edirne’de ki bankalarda hareketsiz yatan ciddi miktarda para var. Bu para Edirne için yeterince kullanılamıyor. İnsanlar bize gelip hedef ve projelerini anlatsalar, turizm açısından yardımcı olmak isteriz. Ama turizm açısından talep yok denecek kadar az. Bankacılık açısından biz hazırız. Biz de turizm konusunda müteşebbislere yardımcı olmak, elimizden geleni yapmak isteriz. İnsanları bu konuda yönlendirmek, teşvik etmek gerekiyor.

16 Nisan 2018 Pazartesi

NLF Turizm ile Bulgaristan gezisi 2 gün 1 gecelik tur 49 Euro


NLF Turizm ile Bulgaristan gezisi2 gün 1 gecelik tur 49 Euro

1 nci gün: 12 Mayıs 2018 Cumartesi günü saat 06.00 da Edirne Margi Oteli yanından hareket ediyoruz. Kapıkule’den çıkış yapılacak olup Svilengrad ve Harmanlı şehirlerinden geçilerek Haskova’ya gidilecek. Haskova’da 1,5 saatlik kahvaltı ve serbest zaman molası verildikten sonrası Bulgaristan’ın kaplıcaları ile meşhur Haskova Mineralni Bani’de çay molası sonrası Kırcaali’ye gidilerek otele yerleşilecek. Otele yerleşme sonrası Kırcaali Barajı’nda Mobi Dik Balık Restoran’da öğle yemeği yenildikten sonra şehir turuna devam edilecek. Tur dâhilinde şehir müzesi ve diğer ören yerleri gezilecek. Akşam yemeği gezi gurubunun tercihine göre organize edilerek yenilecektir.

2 nci gün: 13 Mayıs 2018 Pazar günü otelde yapılacak sabah kahvaltısı sonrası Filibe’ye hareket edilecektir. Öğle yemeği Ruyen Köy’ün de ki turistlik Ruensko Ezero Sosyal tesislerinde yenilecek olup Filibe’nin tarihi Osmanlı Evleri ve çarşısı gezildikten sonra Kapıkule Gümrük Kapısından giriş yapılarak Türkiye’ye dönülecektir.

Ücrete dâhil olmayan hizmetler

Akşam yemekleri
Yurt dışı çıkış harcı
Müze ve ören yeri giriş ücretleri
Yemeklerde alınan ekstralar
Öğle yemekleri

Ücrete dâhil hizmetler

Otobüs ile gidiş geliş hizmetleri
Rehberlik hizmetleri
Otelde konaklama ve bir sabah kahvaltısı
Sınır geçiş masrafları
Seyahat sigortası



Rezervasyon
Sami Gültekin & Fatma Sönmez
0546 515 35 74 & 0532 722 27 28

İki ülke STK’ları “Sağlık Turizmi Projesi” hazırlamaya kararlı


İki ülke STK’ları “Sağlık Turizmi Projesi” hazırlamaya kararlı
Edirne Tarih Turizm ve Kültür Dereneği ile Türkiye ve Balkan Ülkeleri Dostluk Kültür Ekonomik İşbirliği Derneği Başkanları Sami Gültekin, Razgrad İl ve aynı zamanda Kubrat İlçe Engelliler Birliği Başkanları Radoslav Nyagolov​  ile görüşmeler yaptı. Birlikte AB Fon kaynaklı projeler hazırlamak için çalışmalar yapma konusunda mutabakata vardılar.
Ø Edirne Tarih Turizm ve Kültür Derneği, Razgrad İl, Kubrat İlçe Engelliler Birliği Başkanlıkları ile AB fonları destekli müşterek “Sağlık Turizmi Projesi” hazırlama kararı aldı.
Edirne Tarih Turizm ve Kültür Derneği, Razgrad İl ve aynı zamanda Kubrat İlçe Engelliler Birliği Başkanı Radoslav Nyagolov​  ile birlikte Edirne’ye gelen Kubrat Engelliler Birliği üyelerini karşılayıp, konaklama ve yemek yeme ihtiyaçlarını karşılamaları için yardımcı olduktan sonra ilin tarihi turistlik yerlerini gezerken de refakatlerinde bulundu.
Edirne’de  bulunan tarihi Selimiye Cami, Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, Sweti George Bulgar Kilisesi, Konstantin ve Elena Bulgar Ortodoks Kilisesi’ne hayran kaldıklarını belirten engelli gurup Edirne Ciğeri yedikten sonra alış veriş yapıp Kubrat’a geri döndüler.
Antonia Sredkova Edirne Tava
Ciğerine doyum olmadığını
iddia etti.


·          Radoslav Nyagolov, Bulgaristan’ın Razgrad İli’nin Kubrat kasabasında yaşıyor. 1980 yılında rahatsızlandıktan sonra Bulgaristan Engelliler Vakfında üye oldu. 2011 yılında Kubrat Engelliler Vakfına Başkan seçildi. Engellilerin sorunlarına çözüm bulmak ve sosyal aktivitelere kalımlarını sağlamak alandaki çalışmalarına başkan olarak devam ediyor.
ü  Edirne’yi yabancı gözü ile nasıl değerlendiriyorsunuz?
Edirne’ye gelen Kubrat Engelliler Birliği üyeleri Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi'ne hayran kaldılar.

Radoslav Nyagolov: Birkaç yıl içinde üç dört defadır Edirne’ye geliyoruz. Şehir olarak çok güzel… İnsanlarını çok sevdik. İnsanları çok sıcakkanlı. Bu şehirde bizi en çok cezbeden tarihi eserlerinin fazla olması, tarihi açıdan çok zengin, çok güzel bir şehir olması… İnsanını ve şehrin yapısını çok sevdik. Sizler gibi değerli insanlar ile tanışmış olmakta bizi çok mutlu ediyor. Bizim yaşadığımız şehre bakarak Edirne’yi çok tertipli, temiz, tarihi eserlerine sahip çıkan bir il olarak görüyoruz.
ü  Edirne Şehrinin ve Turizminin daha iyi olması için neler yapılabilir, bir yabancı gözü ile değerlendirmenizi istesek ne söylersiniz?
Radoslav Nyagolov: Edirne’nin engelliler için yeterli donanıma sahip olmadığını söyleyebiliriz. Bizler gibi sağlık sorunu yaşayanlar için basamakların, giriş-çıkış noktalarının düzenlenmesi gerekiyor. En azından bina girişlerine seyyar rampalar yaptırmak gerekiyor.  Bir defa bunu eksik gördüm Edirne’de. Genel olarak kültür bakımından Bulgaristan’dan çok yüksek seviyede olduğunuzu söyleyebilirim. Daha çok turist çekebilmek için daha fazla tanıtım yapılması gerekli. Ama bunun ne zaman ve nasıl yapılacağını Edirne’nin turizm uzmanları araştırıp bulmasının uygun olacağı kanısındayım. Örneğin, Bulgaristan’ın büyük şehirlerine Edirne’yi tanıtım ofisleri açabilirler.
ü  Bulgaristan ekonomisi Türkiye’ye göre daha kötü durumda, buna bağlı olarak, sağlık hizmetleri veren tesislerinde Türkiye’de sağlık standartlarının altında. Diğer taraftan Bulgaristan’ın çeşitli bölgesinde Mineral Banyolar veya termal tesisler bulunuyor, Türkiye standartlarına göre fiyatları daha ucuz. Bu gibi kriterler göz önüne alınarak Türkiye ile Bulgaristan arasında bir sağlık anlaşması yapılamaz mı? Sizin hastalarınız bize gelse, bizim hastalarımız Bulgaristan’daki mineral banyolardan veya termal tesislerden yararlansa olmaz mı?
Radoslav Nyagolov: Bu çok güzel bir düşünce. Biz karar mekanizması değiliz. Bizim elimizden bir şey gelmez belki ama Engelliler Derneği olarak üzerimizdeki insan ve makamlara bunu ileteceğiz. Böyle bir anlaşmadan her iki devletin de, iki ülkenin insanı da kazançlı çıkacağına eminim. İki ülke arasında sağlık turizminin bu şekilde başlayacağını umuyorum. Razgrad’da gerekli kurumlara başvuruları en kısa zamanda yapacağız.
ü  İki Dernek olarak karşılıklı sağlık turizmi düzenleyebilirmiyiz. Bildiğim kadarı ile Türkiye Türk soylu Bulgar vatandaşlarını Türkiye’de görecekleri sağlık hizmetlerinden indirimli faydalandırıyor. Aynı indirimli kriterleri Bulgar soylu Bulgar vatandaşları için de uygulaması için yetkili makamlara talepte bulunacağız. Hatta bu konuda AB fonlarından faydalanmak amacı ile müşterek proje hazırlayalım mı? Bu konuda ne söyleyebilirsiniz?
Radoslav Nyagolov: Projeyi hazırlarsanız, biz de orada kurumlara iletişime geçerek gereken işlemleri yapacağız. Hazırladığınız projenin ortağı olacağız. Yetkili makamlarımız bize olumlu veya olumsuz bu konuda mutlaka cevap verilecektir. Biz verilecek cevabın olumlu olması için elimizden geleni yapacağız. Bizi misafir ettiğiniz için çok teşekkür ediyoruz. Biz önümüzde ki zamanlarda da Edirne’ye gelmeye, seyahat etmeye devam edeceğiz. İyi ki varsınız.…
Razgrad İl ve aynı zamanda Kubrat İlçe Engelliler Birliği Başkanı Radoslav Nyagolov Edirne halkını çok sıcak kanlı ve yardımsever bulduğnu ama şehri engelliler açısından uygun bulmadığını söyledi.